LSD kullanan, hareketleri ve davranışları pekte -hoş- olmayan Jobs'ı aldım Türkiye'ye yerleştirdim.
En baştan başlayalım. O mavi kutu hadisesine... Düşünün bir mavi kutu yapıyorsunuz. Bu mavi kutu telefon santralinin gönderdiği "dırı dırı dıt" sesinin aynısını çıkararak size ücretsiz telefon etme olanağı sağlıyor. Türk Jobs'ımız artık Türkiye'de ya... Papa'yı değilde devlet kurumlarından önemli birisini arasın. Mesela bir milletvekilini. Sonra sulu şakalar yapsın. Merak ettiklerini sorsun. Neden silikon vadisinde yeni teknolojiler geliştirirken bizim ülkemizde hala boy boy inşaat dikmeye destek veriliyor diye sorsun. Yani anlatmak istediğim sorgulasın biraz. Sonuç ne mi olur? Jobs doooğru hapishaneye. Daha ilk aşamadan "Elma" şirketimiz tarihe gömüldü bile :).
Neyse hadi hapse atılmadı diyelim... Milletvekilimiz ben halkın hizmetkarıyım bu bana yakışmaz dedi ve şikayetçi olmadı.
Jobs ve arkadaşı Türkiye'de kendi geliştirdikleri bir bilgisayarı üniversitede tanıtsın. Yanlarında o günlerin son teknolojisi denilecek bilgisayar dururken... Türk gençleri o an Jobs'ımızın bilgisayarındaki ışığı görür mü bilmem ama çoğunun sistemin dayattığı teneke parçasıyla meşgul olmaya devam edeceği de aşikardır. Dahası dalga geçerler ve Jobs'ımızı yıpratırlar.
Jobs bu aşamayı da geçti...
Arkadaşıyla yaptıkları bilgisayarı tanıtmaya karar verdi. Yeterli parası olmadığı için destek aramaya kalktı. Bir kaç sözde girişimciliğe destek veren kurum ve kuruluşlara gitti. Hepsinden aldığı cevap aynıydı: "Sayın Jobs, işinizde bir gelecek görmüyoruz, ayrıca sizde bu tür işleri yönetecek bir liderlik yeteneği de yok." Bu tür yerlerden umudu kesince bankaya gitti ve kredi çekmeye karar verdi. Kredi için kefil olacak biri lazımdı. Jobs babasına durumu anlattı. Babası sert çıkarak: "Lan boş boş işlerle uğraşma, otur da adam akıllı bitir şu okulunu! Nasıl bir adamsın!" dedi. Jobs babasından da darbe aldıktan sonra yoluna devam edecekti.
Biliyorsunuz aslında bu kadar hadiseden sonra bir girişimcinin ayakta durması zordur. :)
Her neyse gökten yüklü bir miktar para Jobs'ımızın kafasına düştü.
Arkadaşıyla birlikte CeBIT'te stant açmaya karar verdiler. Yasal olarak üretim hakları yoktu. Yani bilgisayarları kendileri üretip öyle satacaklardı. Neyse fuar başladı ve bilgisayarları çok ilgi gördü. Bunu gören maliyedir, zabıtadır hepsi bir doluşup bu işin peşine düştüler ve yasal olmadığı ortaya çıktı. Böylece "Elma bilgisayar" daha başlamadan haberlere dolandırıcılıkla çıktı ve şirket ismi kara bir leke olarak tarihe geçti.
Jobs yılmadı "Elma" adını değiştirerek yeni bir şirket kurdu. Adı "Hıyar bilgisayar" olacaktı. Yeni teknolojileri takip eden Jobs ilk grafik tabanlı sistemi de Hıyar bilgisayarlarda kullandı. Bu buluşla çok iyi işlere imza atan Jobs dünyaya açılmak istedi. Dannnnnnnn. Devlet buna izin vermedi. Neden? Bizim partimizi desteklemiyorsun. Kem küm kem küm...
Jobs'ın şirketine bir ton vergi ve ceza yükü bindiren devlet, şirketi etkisiz duruma getirdi. Şirket Ekim ayının bilmem kaçıncı yılında iflasını açıkladı.
Jobs şu an bir elektronik tamirci dükkanında eski televizyon, kumanda tamiri! İkinci el TV ve "bilgisayar" satışı! Dell, Hp, Asus, MSI, Acer gibi dünya markası laptop ve bilgisayarları tamir işiyle uğraşıyor! Evli ve 3 çocuk babası.
Söylediği tek söz: "Herkes gibi düşün."


